Sepetim (0) Toplam: 0,00 TL
%25
Sevda Sözleri %30 indirimli Cemal Süreya

Sevda SözleriBütün Şiirleri

Liste Fiyatı : 19,00 TL
İndirimli Fiyat : 14,25 TL
Kazancınız : 4,75 TL
Taksitli fiyat : 9 x 1,74 TL
Sevda Sözleri
Sevda Sözleri Bütün Şiirleri
Yapı Kredi Yayınları
14.25
Üvercinka'dan baslayarak son 40 yilin en etkili sairi olmayi basaran Cemal Süreya'nin denemelerini, günlügünü, siir çevirilerini de içerecek Bütün Eserleri'ne onun eksiksiz bir siir toplami ile basliyoruz. Sevda Sözleri, ayni adla çikan eski baskilarinda yer almayan, -dergilerde ve mektuplarda kalmis- 20'nin üstünde siiri de içermektedir.
1931 yilinda Erzincan'da dogan Cemal Süreya, yazdigi siirlerle Ikinci Yeni siirinin güçlü isimlerinden biri haline gelirken, dönemin edebiyat ortaminda oldukça önemli sayilan Papirüs dergisini kesintilerle üç kez çikarmisti.
Behçet Necatigil'in Edebiyatimizda Isimler Sözlügü'nde "... buluslari ve söyleyis biçimiyle Ikinci Yeni siirinin karanligini giderdi; gelenekten yenilik yaratti; zarif, pariltili siirler yazdi. Kendi adiyla ya da Osman Mazlum imzasiyla, siir üzerine yazilari, elestirileri de aranan yazilari oldu" diye tanimlanan Süreya, yazik ki bir türlü-Türk okuru önüne -hak ettigi halde- derli toplu edisyonlarla çikamamistir. Yapi Kredi Yayinlari, 1996 içinde düzgün bir Bütün Eserleri toplamina ulasmayi amaçlamaktadir.
Tadımlık
GÜL
Gülün tam ortasında ağlıyorum
Her akşam sokak ortasında öldükçe
Önümü arkamı bilmiyorum
Azaldığını duyup duyup karanlıkta
Beni ayakta tutan gözlerinin
Ellerini alıyorum sabaha kadar seviyorum
Ellerin beyaz tekrar beyaz tekrar beyaz
Ellerinin bu kadar beyaz olmasından korkuyorum
İstasyonda tiren oluyor biraz
Ben bazan istasyonu bulamayan bir adamım
Gülü alıyorum yüzüme sürüyorum
Her nasılsa sokağa düşmüş
Kolumu kanadımı kırıyorum
Bir kan oluyor bir kıyamet bir çalgı
Ve zurnanın ucunda yepyeni bir çingene
AŞK
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı.
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
CIGARAYI ATTIM DENİZE
Şimdi bir güvercinin uçuşunu bölüşüyoruz
Gökyüzünün o meşhur maviliğinde
Uzun saçlı iri memeli kadınlarıyla
Bir Akdeniz şehri çıkabilir içinden
Alıp yaracak olsak yüreğini
Şimdi bir güvercinin
Şimdi sen tam çağındasın yanına varılacak
Önünde durulacak tam elinden tutulacak
Hangi bir elinden güzelim hangi bir
Bir elinde kızlığın duruyor garip huysuz
Öbür elinde yetişkin bir günışığı
Daha öbür elinde de kilometrelerce hürlük
Çalışan insanlar için akşamlara kadar
Toz duman içinde
Bir elinle de boyuna ekmek kesiyorsun
Biz eskiden de en aşağı böyleydik senlen
Bir bulut geçiyorsa onu görürdük
Bir minarenin keyfine diyecek yoksa onu
Bir adam boyuna yoksulluk ediyorsa onu
Ne zaman hürlüğün barışın sevginin aşkına
Bir cıgara atmışsak denize
Sabaha kadar yandı durdu
NEHİRLER BOYUNCA KADINLAR GÖRDÜM
Porsuk nehrinin geçtiği kadınlar
Hepsine yüzer kere rastladım en azdan
Umutsuz sevdalara tutulmak onlarda
Bozkıra doğru seyrele seyrele yaşamak onlarda
Verdi mi adama her şeylerini verirler
Ben gördüm ne gördümse kadınlarda
Porsuk nehrinin geçtiği
Kızılırmak parça parça olasın
Bir parça ekmek siyah, on kuruşluk kına kırmızı
Taş toprak arasında türküler arasında
Karanlıkta bir yanları örtük bir yanları üryan
Kocaman gözleriyle oy anam bu kadar dokunaklı
Kimler ürkütmüş acaba bu kadar kadını
Dicle kıyılarına tiren varınca
Büyük bir gökyüzü git allahım git
Genel olarak önce kaşları görünür
Sonra bütünsüz uykuları kaşla göz arasında
Yanaklarında çıban izi taşıyan kadınlar
Gül kurusu
Bir gün sizin de yolunuz düşer memlekete
Siz de görürsünüz bunları kadınlarda
Ödevleri yenilmek olan hep
Bıçakla kemik arasında
Susmakla ağlamak arasında
Yenilmek
Kadınlar
YAĞMURUN YAĞMASI İYİDİR
Sonra o gider sesini yıkardı
Telefonda saatlerce seviştiğinden
O diye biri vardı galiba
Ağzı da iyice vardı galiba
Gece çiçeklerinden bir orman
Pejmürde atlar pahasına
Bira içerken saçları uzun
Parmakları korkunç ve kalabalık
Bir gece Aksarayda hiç unutmam
Yüzümü ellemişti galiba
Denize doğru gittikçe artan
Bu yüz benim yüzümdü olsa olsa
Yakasında kocaman bir düğme
Sevinci bitiştiren acıya
Ayıran kuşkuyu inançtan
Yağmurun yağması iyidir
Bir çerkez mızıkası gibi rengârenk
İki adet kuş çantasında
İŞTE TAM BU SAATLERDE
İşte tam bu saatlerde bir yara gibidir su
Yeni deşilmiş uçlarında sokakların, küçük uçlarında.
Senin güneş sarnıcı gözlerin
Ölüm yası içindeki bir evde
Olmaması gereken bir şey gibi, kırılan bir ayna gibi.
Bu saatlerde.
Çarmıhını yanından eksik etmeyen bir İsa gibi
Merdiven taşıyan bir adam görüyoruz
Sırtında on iki basamak taşıyan bir adam görüyoruz
Bu adamı ne kadar çok seviyorum, bu kuşu ne kadar
Sen ne seviyorsun sen zaten sevince
Alnınla ayıklarsın yeryüzünü,
Çardaklar binaların ağızlarında
Aşar gider kendi sınırlarını,
Köpekler gizli bir dağı havlar.
Bunlar iyidir diyorum bunlar senden haberli,
Yoksa nerden bilecekler
Karbon sınırında yaşayan balıklar
Kovadan sızan hicret gününü,
Peygamberin parmaklarına asıp paltolarını
Nasıl girecekler tanrıevine
Mucizesever müslümanlar,
Ve On Binlerin Dönüşü sırasında
Greklerin keçilerle çiftleştiği
Dağ yolları neyle donanacak?
Yine de yine de sevişirken
Kullandığımız her kelime
Hırsızın devirdiği eşya.
Minibüslerle morarmış sokaklar
Buğdayın parayla değişildiği
Paranın ekmekle değişildiği
Ekmeğin tütünle değişildiği
Tütünün acıyla değişildiği
Ve artık hiçbir şeyle değişilmediği acının.
O sokaklarda.
Saatler yağmuru gösteriyor,
Bugün bu küçük salı günü
Her şeyi eksik İstanbulun, tepelerinden başka,
Yalnız Galata
Galata
Gecenin bodrumlarında beslediğ
  • Açıklama
    • Üvercinka'dan baslayarak son 40 yilin en etkili sairi olmayi basaran Cemal Süreya'nin denemelerini, günlügünü, siir çevirilerini de içerecek Bütün Eserleri'ne onun eksiksiz bir siir toplami ile basliyoruz. Sevda Sözleri, ayni adla çikan eski baskilarinda yer almayan, -dergilerde ve mektuplarda kalmis- 20'nin üstünde siiri de içermektedir.
      1931 yilinda Erzincan'da dogan Cemal Süreya, yazdigi siirlerle Ikinci Yeni siirinin güçlü isimlerinden biri haline gelirken, dönemin edebiyat ortaminda oldukça önemli sayilan Papirüs dergisini kesintilerle üç kez çikarmisti.
      Behçet Necatigil'in Edebiyatimizda Isimler Sözlügü'nde "... buluslari ve söyleyis biçimiyle Ikinci Yeni siirinin karanligini giderdi; gelenekten yenilik yaratti; zarif, pariltili siirler yazdi. Kendi adiyla ya da Osman Mazlum imzasiyla, siir üzerine yazilari, elestirileri de aranan yazilari oldu" diye tanimlanan Süreya, yazik ki bir türlü-Türk okuru önüne -hak ettigi halde- derli toplu edisyonlarla çikamamistir. Yapi Kredi Yayinlari, 1996 içinde düzgün bir Bütün Eserleri toplamina ulasmayi amaçlamaktadir.
      Tadımlık
      GÜL
      Gülün tam ortasında ağlıyorum
      Her akşam sokak ortasında öldükçe
      Önümü arkamı bilmiyorum
      Azaldığını duyup duyup karanlıkta
      Beni ayakta tutan gözlerinin
      Ellerini alıyorum sabaha kadar seviyorum
      Ellerin beyaz tekrar beyaz tekrar beyaz
      Ellerinin bu kadar beyaz olmasından korkuyorum
      İstasyonda tiren oluyor biraz
      Ben bazan istasyonu bulamayan bir adamım
      Gülü alıyorum yüzüme sürüyorum
      Her nasılsa sokağa düşmüş
      Kolumu kanadımı kırıyorum
      Bir kan oluyor bir kıyamet bir çalgı
      Ve zurnanın ucunda yepyeni bir çingene
      AŞK
      Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
      Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
      Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
      Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
      Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı.
      Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
      Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
      Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
      Sanki hiç olmamıştı
      Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
      Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar
      Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
      Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
      Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
      Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
      Çünkü iki kişiydik
      Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
      Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
      Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
      İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
      Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
      Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
      Sonrası iyilik güzellik.
      CIGARAYI ATTIM DENİZE
      Şimdi bir güvercinin uçuşunu bölüşüyoruz
      Gökyüzünün o meşhur maviliğinde
      Uzun saçlı iri memeli kadınlarıyla
      Bir Akdeniz şehri çıkabilir içinden
      Alıp yaracak olsak yüreğini
      Şimdi bir güvercinin
      Şimdi sen tam çağındasın yanına varılacak
      Önünde durulacak tam elinden tutulacak
      Hangi bir elinden güzelim hangi bir
      Bir elinde kızlığın duruyor garip huysuz
      Öbür elinde yetişkin bir günışığı
      Daha öbür elinde de kilometrelerce hürlük
      Çalışan insanlar için akşamlara kadar
      Toz duman içinde
      Bir elinle de boyuna ekmek kesiyorsun
      Biz eskiden de en aşağı böyleydik senlen
      Bir bulut geçiyorsa onu görürdük
      Bir minarenin keyfine diyecek yoksa onu
      Bir adam boyuna yoksulluk ediyorsa onu
      Ne zaman hürlüğün barışın sevginin aşkına
      Bir cıgara atmışsak denize
      Sabaha kadar yandı durdu
      NEHİRLER BOYUNCA KADINLAR GÖRDÜM
      Porsuk nehrinin geçtiği kadınlar
      Hepsine yüzer kere rastladım en azdan
      Umutsuz sevdalara tutulmak onlarda
      Bozkıra doğru seyrele seyrele yaşamak onlarda
      Verdi mi adama her şeylerini verirler
      Ben gördüm ne gördümse kadınlarda
      Porsuk nehrinin geçtiği
      Kızılırmak parça parça olasın
      Bir parça ekmek siyah, on kuruşluk kına kırmızı
      Taş toprak arasında türküler arasında
      Karanlıkta bir yanları örtük bir yanları üryan
      Kocaman gözleriyle oy anam bu kadar dokunaklı
      Kimler ürkütmüş acaba bu kadar kadını
      Dicle kıyılarına tiren varınca
      Büyük bir gökyüzü git allahım git
      Genel olarak önce kaşları görünür
      Sonra bütünsüz uykuları kaşla göz arasında
      Yanaklarında çıban izi taşıyan kadınlar
      Gül kurusu
      Bir gün sizin de yolunuz düşer memlekete
      Siz de görürsünüz bunları kadınlarda
      Ödevleri yenilmek olan hep
      Bıçakla kemik arasında
      Susmakla ağlamak arasında
      Yenilmek
      Kadınlar
      YAĞMURUN YAĞMASI İYİDİR
      Sonra o gider sesini yıkardı
      Telefonda saatlerce seviştiğinden
      O diye biri vardı galiba
      Ağzı da iyice vardı galiba
      Gece çiçeklerinden bir orman
      Pejmürde atlar pahasına
      Bira içerken saçları uzun
      Parmakları korkunç ve kalabalık
      Bir gece Aksarayda hiç unutmam
      Yüzümü ellemişti galiba
      Denize doğru gittikçe artan
      Bu yüz benim yüzümdü olsa olsa
      Yakasında kocaman bir düğme
      Sevinci bitiştiren acıya
      Ayıran kuşkuyu inançtan
      Yağmurun yağması iyidir
      Bir çerkez mızıkası gibi rengârenk
      İki adet kuş çantasında
      İŞTE TAM BU SAATLERDE
      İşte tam bu saatlerde bir yara gibidir su
      Yeni deşilmiş uçlarında sokakların, küçük uçlarında.
      Senin güneş sarnıcı gözlerin
      Ölüm yası içindeki bir evde
      Olmaması gereken bir şey gibi, kırılan bir ayna gibi.
      Bu saatlerde.
      Çarmıhını yanından eksik etmeyen bir İsa gibi
      Merdiven taşıyan bir adam görüyoruz
      Sırtında on iki basamak taşıyan bir adam görüyoruz
      Bu adamı ne kadar çok seviyorum, bu kuşu ne kadar
      Sen ne seviyorsun sen zaten sevince
      Alnınla ayıklarsın yeryüzünü,
      Çardaklar binaların ağızlarında
      Aşar gider kendi sınırlarını,
      Köpekler gizli bir dağı havlar.
      Bunlar iyidir diyorum bunlar senden haberli,
      Yoksa nerden bilecekler
      Karbon sınırında yaşayan balıklar
      Kovadan sızan hicret gününü,
      Peygamberin parmaklarına asıp paltolarını
      Nasıl girecekler tanrıevine
      Mucizesever müslümanlar,
      Ve On Binlerin Dönüşü sırasında
      Greklerin keçilerle çiftleştiği
      Dağ yolları neyle donanacak?
      Yine de yine de sevişirken
      Kullandığımız her kelime
      Hırsızın devirdiği eşya.
      Minibüslerle morarmış sokaklar
      Buğdayın parayla değişildiği
      Paranın ekmekle değişildiği
      Ekmeğin tütünle değişildiği
      Tütünün acıyla değişildiği
      Ve artık hiçbir şeyle değişilmediği acının.
      O sokaklarda.
      Saatler yağmuru gösteriyor,
      Bugün bu küçük salı günü
      Her şeyi eksik İstanbulun, tepelerinden başka,
      Yalnız Galata
      Galata
      Gecenin bodrumlarında beslediğ
      Stok Kodu
      :
      9789753634564
      Boyut
      :
      135-195
      Sayfa Sayısı
      :
      320
      Baskı
      :
      68
      Basım Tarihi
      :
      2017-03
      Kapak Türü
      :
      Karton
      Kağıt Türü
      :
      1.Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • Axess Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      14,25   
      14,25   
      2
      7,34   
      14,68   
      3
      4,94   
      14,82   
      6
      2,52   
      15,11   
      9
      1,74   
      15,68   
      Cardfinans Kartları
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      14,25   
      14,25   
      2
      7,41   
      14,82   
      3
      5,04   
      15,11   
      6
      2,57   
      15,39   
      9
      1,74   
      15,68   
      Bonus Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      14,25   
      14,25   
      2
      7,27   
      14,54   
      3
      4,94   
      14,82   
      6
      2,57   
      15,39   
      9
      1,74   
      15,68   
      Paraf Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      14,25   
      14,25   
      2
      7,41   
      14,82   
      3
      5,04   
      15,11   
      6
      2,57   
      15,39   
      9
      1,74   
      15,68   
      Maximum Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      14,25   
      14,25   
      2
      7,48   
      14,96   
      3
      5,04   
      15,11   
      6
      2,57   
      15,39   
      9
      1,74   
      15,68   
      World Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      14,25   
      14,25   
      2
      7,41   
      14,82   
      3
      5,04   
      15,11   
      6
      2,57   
      15,39   
      9
      1,74   
      15,68   
      Diğer Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      14,25   
      14,25   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      6
      -   
      -   
      9
      -   
      -   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat